Bu Blogda Ara

Çarşamba, Şubat 29

1 Mart Baharın İlk Günü

Oleeeeey, yaşasıııııııııııın, kış bittiiiiiiii, Mart geldiiiiiiiii, bahar geldiiiiiiiiii

Sanırım eskiden olsa bu sevinç çığlıklarını hep beraber atıyor olabilirdik 

Benim çocukluğumda "Mart" baharın gelişini müjdeler, güneş ışıkları bedenimizi değilse de ruhumuzu ısıtır, içimizi mutluluk kaplardı 

Martın gelişinin ardından 1 hafta 10 gün sonra "kocakarı soğukları" gelir, sert rüzgarlarla heryer buz gibi olur "Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır" sözünü büyüklerimizden sıkça duyardık 

Sonrasında soğuklar kırılır, erik ağaçları beyaz beyaz çiçeklenir, günler iyice uzar, okuldan gelince dersler biter bitmez dışarıda oynamaya iznimiz olurdu 

Ne güzel günlerdi, yazarken gülümsememe yetti :)) umarım sizler de okurken gülümsemişsinizdir :)

Meteoroloji İstanbul için cumaya kadar kar yağışı aralıklarla devam edecek diyor 
Bu yıl ne kadar çok kar kış gördük , artık bitse diye dualar eder olduk 

Aklıma İstanbul Boğazının meşhur buzlarla kaplı görüntüsü geldi 

Hani çoğumuzun aşina olduğu, sosyal medyada illaki rastlamış olduğumuz bu resimdeki görüntüler geliyor gözümün önüne
Demek ki, o yıllarda da böyle bir kış yaşanmış diyorum içimden 
Merak edip sayfalara bir gözatayım diyorum ve çok ilginç bir olayla karşılaşıyorum 

1 Mart 1929 yılında İstanbul Boğazı  kuzeyden gelen buz kütlelerinin hücumuna uğradı. Buzların yoğunluğu nedeniyle vapurlar çalışamadı.

Kendi kendime düşündüm de , demek ki şuan yaşadığımız buzul çağı bundan yıllar yıllar önce yine bir bahar sabahı , hem de baharın ilk sabahı yaşanmış 
Acaba diyorum, boğaz yine böyle buzlarla kaplansa :)
Olabilecekler gözümün önüne geliyor hemen,
Tüm İstanbul halkı koşa koşa buzlarla buluşmaya koşar, fotoğraflar çekilir , sosyal paylaşım sitelerinde bir sürü benzer fotoğraf  karşımıza çıkar :) 
Fena da olmaz hani :) 
Hayali de güzel ama soğuğu sevmeyen biri olarak dört gözle güneşli günleri bekliyorum 

Hepinize güzel bir bahar dilerim, sıcaklar gelsin, güneş yüzünü göstersin, ruhumuz yorgunluktan arınsın :)


Kartalkaya'yı Ateşleyenler

Hayalin bir dağın tepesine karlarla kaplı olsa da ateşle iz bırakmak kadar zor bir şey olsa bile peşini bırakma. Önce hayal eder, sonra o hayale inanırsın; nasıl yapabileceğini tasarlar ve denersin, yılmadan. Yeterince denersen, neden olmasın?


Onlar tam da bunu yaptı. Karlarla kaplı Kartalkaya’nın zirvesine ateşle iz bırakabileceklerine inandılar. Burn, sadece ihtiyaç duydukları cesaret ve enerji desteğini sağlayarak bir hayali ateşledi. Onlar da tutkularının peşinde yola çıktılar. Boardlarını hazırladılar, pompalarla modifiye ettiler, rampalarını kurdular ve kaydılar. Olmadı, baştan aldılar, onları amaçlarına ulaştıracak şartları gerçekleştirmeyi başarana kadar, tekrar tekrar.


Ve 3. gün de bitip gece yarısı olduğunda Kartalkaya’da istedikleri ateşi yakmayı başardılar. Çektikleri videoyla da ‘İçindeki kıvılcım nasıl kocaman bir ateşe dönüşür’ü hepimize gösterdiler. Tutku ve cesaretle yanmayacak ateş yoktu, inandık. Burn, gençleri tutkularından başka bir şeye kulak asmadan, istediklerini alana kadar denemeye, vazgeçmeden denemeye çağırıyor. Tutkuları cesaretle besleyen kocaman bir ateş yakmak için Burn gençleri ateşlemeye devam edecek.
İçindeki kıvılcımı farket ve büyüt. Burn ateşler.

http://www.facebook.com/BurnTurkiye

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Hobi ve Çalışma Odaları




Rengarenk çalışma odaları

Ne kadar güzel tasarlanmışlar


       Resimler alıntıdır


Salı, Şubat 28

Bloguma Misafir Olmak İster misiniz?


Hani çat kapı misafirlik vardı eskiden, elimizde bir tabak börekle, ya da kekle, ya da o an pişirilmiş bir kap sıcacık yemekle komşu kapısı çalınıp birlikte yenilip içilen çat kapı misafirlikler ...


fotograf alıntıdır  pasturkey.blogspot.com

Çalışma hayatı arttıkça, sosyal medyanın azizliği -çoğu zaman avantajı- hayatımızı etkilediğinden beri misafirlikler azalırken , eskileri anmamak haksızlık gibi gelir çoğu zaman

Klasik cümleler kullanılır her seferinde "Nerede o eski günler" diye.

Artık birbirimize sosyal paylaşım sitelerinden çaylar kahveler ikram eder, doğumgünü,düğün,nişan...vs. davetiyelerimizi bu yolla birbirimize ulaştırır olduk

Dostluklar kopmasın, hiç olmazsa böyle devam edelim diyerek gündeme ayak uydurur olduk


Hayat koşturmacayla geçer oldu, pazartesi geldi, iş başı, çocuğun okulu, ödevleri, yemek, bulaşık, tv, meyve-çay-kahve faslı, uyu, uyan, salı, çarşamba,perşembe derken cuma geldi oleeey haftasonu :) temizlik ,çamaşır, ütü , az biraz gezmeler , belki anne-baba-akraba ziyaretleri ve yine akşam yine hafta başı ...
Ne kadar tanıdık değil mi
İşte bu arada küçük molalarda değer verdiklerimizle hoş sohbetler edip birkaç saatimizi geçiririz
Çoğunlukla çalışan insanlar için , çalışan anneler için daha tanıdık bu yazdıklarım
Belki mesai saatlerimizin arasında , öğle yemeklerinde ayak üstü arkadaş buluşmaları ...

Velhasıl , hayat böyle akıp giderken , çoğumuzun , uzak şehirlerde olmamızdan , aynı şehirde olup tanışma imkanı bulamamızdan ya da başka başka sebeplerden  yüzyüze görüşmemiş olmamızdan dolayı misafirliği bloguma taşımak istedim

Serkan Kaya'nın Misafir Blogculuk Kitabında detaylı olarak anlattıklarını okuyunca , hiç olmazsa bloguma misafirlerim gelsin, kaynaşalım , hem de misafirliğe gelenler kendi blogunu tanıtma fırsatı bulsun istedim



Şimdi gelelim misafirliğimizin kurallarına

Hemen  Aaaaa diye celallenmeyin :) fazla birşey istemiyorum merak etmeyin
Çalışan bir anne olarak, boş kaldığım kısa zamanlarda bana -ve diğer herkese- önerebileceğiniz hobilerle ilgili , resimli bir bilgilendirme yazısını ayamayahediyelik@hotmail.com adresime göndermeniz yeterli olacaktır.

Özellikle kendi blogunuzda yayınladığınız, yapmaktan zevk aldığınız ve kesinlikle tavsiye ediyorum dediğiniz resimli yazılarınızı bekliyorum (yayınlanmasını istediğiniz yazının karakter ,boyut ,renk, sayfa yapısı ....vb.özelliklerini belirtmeyi unutmazsanız sevinirim )
Ben misafir ağırlamanın mutluluğunu yaşarken ,siz de farklı bir bloga yazmanın keyfini çıkaracak  hem de blogunuzu sayfamda tanıtma imkanı bulacaksınız



Bekliyorum . . .


Pazartesi, Şubat 27

Bu'Günlük

Tiyatroda "trak geldi" diye bir deyim vardır
Sahnede herhangi bir repliği unutunca söylenir genellikle
Bu aralar ben de kendi kendime söylenip duruyorum "trak geldi bana"

Hiçbir şey üretemiyorum , keçelerim, boncuklarım, iplerim, slikon tabancam...hepsi bir kenarda , ben bir kenarda

Nette durmadan görselleri kovalıyorum, kafamda müthiş objeler şekilleniyor
Broşlar, magnetler, ayraçlar, bardak altları ...
Tamam diyorum , işte buldum diyorum
Ama o kadar

Ne oluyor, bu kış, karanlık, rehavet, buhran, sıkıntı, gerginlik ....
Bütün kelimeler aynı kapıya çıkıyor "Kendine gel" diye haykırıyor bir ses biryerlerden
Bahar geliyor , bak Şubat bitiyor, aldırma yağmurlara, soğuğa...
Yine de toparlanamıyorum , toparlayamıyorum keyfimi ...

Donut Yer misiniz?

Şuan da canı tatlı çekenler başlıktaki soruya muhtemelen "EVET" yanıtını vermiştir
O zaman sizi hemen donutlarla , daha doğrusu resimleriyle başbaşa bırakayım
Fakat bu donutlar yemelik değil seyirlik, çünkü el emeği, çünkü keçeden yapılmış :)




Yapılışı da detaylı olarak anlatılmış
Daha fazla ayrıntıya buradan ulaşabilirsiniz

Clutch Çanta Çekilişine Buyrunuz

Yazarkafeyi günlük takip etmeye çalışırım -yoğunluğum yoksa tabi-
Bugün yine sayfalarda gezerken sizler için ve tabi kendim için de güzel bir çekilişe rastladım
River Island Clutch çanta hediye etmek isteyen Disa Style'ın blogunu ziyaret ederek bu harika çantaya sahip olabilirsiniz
Herkese bol şans dilerim

Pazar, Şubat 26

Ece Sükan Benim Bloguma Yakışan VAIO'yu Seçti... Sıra Sende!

Bana en çok Yeşil VAIO yakışıyor!


Ünlü moda ikonu Ece Sükan, Sony VAIO için ilginç bir işe imza attı. Blogların renkli dünyası ile Sony VAIO'nun renkli dünyasını birleştiren Ece Sükan, bir çok blog gibi benim blogumu da inceledi ve yakışacak olan rengi belirledi. Ece Sükan, blog içeriği, tasarımı, duruşuna göre 6 farklı rengi olan Sony VAIO içinden bana Yeşil VAIO'yu seçti.

sony-vaio

Ayrıca Facebook üzerinde yapılmış özel bir aplikasyonla Ece Sükan profil fotoğraflarını inceliyor ve sana yakışan Sony VAIO'yu belirliyor. Sen de fotoğrafa tıklayarak Facebook üzerinden VAIO kazanma şansı yakalayabilirsin...



Bir bumads advertorial içeriğidir.

Cuma, Şubat 24

8x4 Deodorant Rumeli Hisarı’nı Yıktı!

Daha önce Galata Kulesi'nde yaptığı project mapping ile dikkatleri üzerine çeken 8x4, yeni ürünleri olan Beauty ve Beast için bu sefer de Rumeli Hisarı'nda görkemli bir project mapping uygulaması yapmış. Fantastik gösteriye, hepimizin yakından bildiği Güzel ve Çirkin masalı ilham vermiş. Birbirine kavuşamayan iki aşığın kötü niyetli ejderhaya karşı olan savaşı konu edilmiş. Ejderha masalın sonunda 8x4'ün yeni kokularına yenik düşüyor ve aşıklar kavuşuyor.


Bu arada söylemeden edemeyeceğim; 8x4 gerçekten de hoş ve güçlü kokulara sahip... Deodorant özelliğinin yanında bir parfüm gibi de rahatlıkla kullanılabilir. Gösteriyi Rumeli Hisarı'nda seyredemeyenler için aşağıda paylaşıyorum.


8x4 dünyasını Facebook'tan takip isteyenler; http://www.facebook.com/8x4Turkiye








Bir bumads advertorial içeriğidir.

Güzel Bir Çekiliş Var Burada

♥ wood art by cigdem ♥  çok beğeneceğinizi tahmin ettiğim bir çekiliş yapıyor

Haydi hep birlikte çekilişe katılmaya :))

 

 

Çarşamba, Şubat 22

Bu'Günlük Can Bonomo

Günaydınlar,
Bu sıralarda sosyal medyada en çok okunan haber, en çok tıklanan video Can Bonomo Love Me Back

Ne oldu, ne bitti, nasıl olacak, olacak mı, kazanacak mı??? vs...vs...
Ben kendi adıma şarkıyı çok keyifli buldum , dereceye girer mi ? bence girer...
Müzik altyapım olmadığı için , bir müzik adamı kulağıyla yorumlayamıyorum .
Dereceye girerse birinci olur mu, olursa tepkiler ne olur, sevenler neden sevdi, sevmeyenler neden dinlemedi ? bunları ilerleyen zamanlarda hep beraber daha net göreceğiz

Şimdilik -ben- şarkıyı keyifle dinlemeye devam edeceğimi biliyorum


Yolun açık olsun Can Bonomo , başarılar...


Çekilişe Ne Dersiniz

Hediye kazanmak istiyorum, şansıma çok güvenirim diyenler varsa buyursunlar efendim

Ben,Oğlum ve Hobilerim blog sayfasına :))  tık tık  

Keçe Broş

Bu aralar çok sık rastladığım broşlardan bir tane "deneme" amaçlı yaptım
Çok da hoşuma gitti :)

Online satışıma bunu da ekliyorum




Fotoğraf Çekmeyi Sevenler Neredesiniz ?


Bu şirin fotoğraf makinesini küçük papatyam görmeden çekilişe katılayım istedim
Eğer görürse mutlaka "anneeeee bana bundan alır mısın" cümlesini duymam kaçınılmaz :)
Eğer şansım "evet" derse kızımın haberi olacak , yok "hayır" derse kızımın yine haberi olacak
Çünkü netten araştırıp doğumgünü hediyesi olarak onun olması sağlanacak

Neden mi bahsediyorum
Balköpüğü'nün çekilişine katıldım diyorum :))
Yoksa siz hâlâ katılmadınız mı :))

İlk Mim Maya'dan

Tamamen tesadüf isimlerimizin birbirine benzerliği, ama , tanımadan sıcaklığını hissettiğim sevgili Maya'cığım mimlemiş beni (Maya'nın Günlüğü)
Böylece , acemi blogcu "ben"de mim'le tanışmış oldum :)

Uzatmayayım, cevaplayayım o vakit :)


1- En sevdiğin şeyler nelerdir, nelerden hoşlanırsın vb?


En sevdiğim şeylerin ilk sırasında kızım ve eşim var , ikisi de aynı sırada, "hangisini daha çok" diye sormayın sakın :) sonracığıma sonbaharda yaprakların üzerine basarak çıtırtılar arasında yürümek, uzun yolculuklar -otobüs ya da arabayla- , takı ya da hediyelikler tasarlamak , fotoğraf çekmek, sevdiklerimle türk kahvemi sohbetle yudumlamak, yemek yapmak ,güzel sofralar hazırlamak ...





2- Bilgisayarda vaktini neler yaparak geçirirsin?

Günlük gazetelerin sayfalarına,son dakika haberlerine bakarım, üye olduğum sitelerin güncel yazılarına göz atarım, facebook güncellemelerine bakarım, çocuk psikolojisiyle yazılar okurum, yeni fikirlerim varsa takılarla ilgili görselleri , yapılışlarını incelerim , ve tabi ki çok alıştığım bloguma yeni postlar ekleyip takibimdeki blogları didiklerim :) Geriye kalan zaman da genelde iş-güç



3- En sevdiğin filmler nelerdir, veya izlediğin ve hafızanda kalan veya kesinlikle izleyin dediğiniz?


Eşkiya beni çok etkileyen filmlerden biridir , belki de Şener Şen için alışılagelmiş rollerin dışındaki ilk izlenimim olduğu içindir...
Melekler Şehri, Maymunlar Cehennemi /Başlangıç, Hababam Sınıfının tüm serileri, Neşeli Günler ... daha pek çok vardır ama ilk aklıma gelenler bunlar
ayrıca Maya'nın yazdığı Yeşil Yol filmi beni de çok etkilemiştir, insanlara yargısız infaz uyguladığım , hemen fikir yürüttüğüm gibi pek çok şeyde geri adım atmamı sağlamıştır...

4- Şu sıralar almak istediğiniz şeylerin listesini yapsanız bunlar neler olur?


       Karyola örtüsü, siyah deri çizme, İzmir'e uçak bileti (annemi özledim )










5- Şu sıralar en çok dinlediğiniz şarkılar? 3 tane


Dinlediğim bir albüm yok , radyoda ne çalıyorsa onu dinliyorum, bu aralar en çok Gökçe N'apardım, Gökhan Türkmen Ayıp Ettin, Fettah Can Boş Bardak
 

Salı, Şubat 21

Bu'Günlük

Bugünlük günaydın deyip hemen kaçıyorum

Hoşça, sağlıkla kalın ...

Pazartesi, Şubat 20

Bu'Günlük

Güzel , güneşli, soğuk ama insanın içini biraz olsun kıpırdatan aydınlık bir PAZARTESİ sabahından herkese günaydın
Böyle müthiş bir bahar havasına sebep ne olsa gerek :))
Birinci Cemre Bugün Havaya Düştü
Yaşasın :))

Peki nedir bu "cemre" dediğimiz , bize baharı hatırlatan, bizi gülümseten ??




Türk dünyasının gerek kültürüne gerekse de edebiyatına konu olan ve her yıl şubat-mart aylarında “düşse de ısınsak” diye beklenen bir hava olayıdır cemre... Arapça “ateş parçası”, “kor halindeki ateş ya da kömür” anlamına gelen ve ısınmayı ifade eden cemrenin ilki 20 Şubat'ta havaya düşecek.


Devamını merak ediyorsanız TIK TIK



Cuma, Şubat 17

Sevgi Perdesi Projesi





Birçoğunuzun zaten haberdar olduğu, hatta gönderimlerde bulunduğu ve merakla, ilgiyle izlediği sevgi perdesi projesine  nihayet ben de dahil olabileceğim
Ha bugün, ha yarın , ha şimdi derken ilk etabı kaçırdım ,
Sonrasında kafamda ilk canlanan şekil, projenin ismine en çok yakışacağına inandığım şekil küçük parçanın üzerinde şekillenmeye başladı
Hatta işim bittiğinde ( o dönem ne kadar çok kalp yaptıysam artık) kızımın bile dikkatini çekmiş olmalı ki
"anne yine mi kalp yapıyorsun" diyerek beni gülümsetti
Onun yaşına uygun olarak projeden birazcık ! bahsettim
Dün akşam eve gittiğimde , evdeki perde parçalarından birinin üzerinde kızımın sanatsal çalışmasıyla karşılaşınca "işte bu" dedim
Ve
Sevgi perdesi için iki parçayla mahmur prensesi sevindirelim istedim
Yalnız kızımın sanatsal çalışması ebat olarak projenin ölçülerine pek uyum sağlamıyor
İki parçanın birleşmiş hali gibi değerlendirilebilirse çok çok mutlu olacağız :)
Mahmur Prensesin blogunda göremem , merak ederim diyenleriniz olur düşüncesiyle ...



Bizim çalışmalarımız ...





6 yaşındaki tatlışımın projeye katkısı :)




Perşembe, Şubat 16

Bu'Günlük


Başağrısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ...
Bu kadar kar-kıştan sonra olacağı buydu ...
Bekliyordum...
Hal böyle olunca işe adapte olamama, çalışma isteksizliği, "niye işe geldim ki" hayıflanmaları , ard arda içilen bitki çayları, çayı yudumlarken kupadan burnumun içine dolan bitki çayının açıcı buharı , radyodan yükselen müziğin kulaklarımı tırmalaması hatta beynimi zonklatması .......
Uzayıp giden bir listeye dahil olmayı bekleyen bir yığın vıdı vıdı...

En iyisi , dün, cep telefonumla cekmeye çalıştığım bir fotoğrafı paylaşayım

Sağlıkla, sevgiyle kalın...



Çarşamba, Şubat 15

Keçeden Yaptığım Baykuş Broşum

Geçen haftasonu , erkenden uyanıp , kısa bir zaman içinde yaptığım broşlardan bahsetmiştim (tekrar hatırlamak isteyenler ya da merak edenler için tık tık )
Yine onlardan birini sizlerle paylaşmak istedim

Önce malzemelerimizi hazırlıyoruz
- Keçe
- Boncuk
- Broş İğnesi
- Slikon

Sonra resimde  gördüğünüz şekilde parçalarımızı kesiyoruz


Parçaları slikonla birbirine yapıştırıp baykuşumuzu oluşturuyoruz

Şuna bakar mısınız :) ne kadar da sevimli görünüyor değil mi ?





Salı, Şubat 14

Bu'Günlük

Öylesine güzel görünüyor ki bu fotoğraflardaki aşklar ...
Öyle mutlu...Öyle masum...Öyle yalansız...Öyle sıcak...

Aşk sanılıp aslında aşk olmayan duyguları yaşarken insanoğlu ,
Ancak bu fotoğraflarla anlaşılıyor AŞK denen , ruhu okşayan güzellikler...








Ya da, belki, bir anneyle babanın çocuğuna duyduğu anlatılamayan duygudur AŞK








Yüzünüze hafif bir tebessüm yayılıp , gülen yüzünüzle fotoğraflara tekrar bakma ihtiyacı hissettiyseniz eğer,
Kalbinizde AŞK her daim var demektir

14 Şubat Sevgililer Günü Kutlu Olsun



Yine Keçe

Galiba elimdeki keçe kumaşlar bitmeden başka bir malzemeyle çalışamayacağım
Birara sürekli boncuklarla çalışıyordum
Boncuktan bilezikler, küpeler, kolyeler yapıyordum
Sonra ara verdim, boncuklardan mı sıkıldım, yoksa sürekli benzer şekillerle her yerde, her mağazada karşılaşmak mı beni üzdü , bilemiyorum, ara verdim...
Sonra keçeyle tanıştım
Her ortama uyum sağlayan, büyük küçük herkese hitap eden bir malzeme olduğunu keşfettim
İşte bu yüzden vageçilmezlerimden biri oldu


Cumartesi sabahı erkenden uyandığımda ev halkı henüz rüya aleminde dolaşıyordu :)
Benimse işe gitmek için 2 saat gibi uzun bir zamanım vardı , akşamdan yapmayı tasarladığım, ama kızımın "birlikte uyuyalım" çağrısına "hayır" diyemediğim ve üstüne üstlük sabaha kadar da -yorgunluğumun etkisiyle- deliksiz bir uykuya daldığım için , malzemelerimin bıraktığım yerde beni bekliyor olmalarına şaşırmadım :)
Hazır  , zamanım da varken "şunlara bir el atayım" dedim.
Aklımda olandan çok farklı şeyler çıktı ortaya
Benim için ilk broş denemem olmasına rağmen oldukça hoş bir sonuç olduğunu düşündüm
Yalnızca yeşil keçem olmadığından yaprakları mavi yapmak zorunda kaldım :)

Keçe broşum için önce siyah bir yuvarlak zemin kesip arkasına broş iğnesini -sağlam olsun diye- diktim
sonra çiçeği oluşturmak için küçük daireler kestim
ve sonrasında da yapraklar...





Önce yaprakları siyah dairenin üzerine slikonla yapıştırdım , sonra da kırmızı minik daireleri, en son olarak ortasına minik beyaz daireyi de yapıltırınca broşum tamamlanmış oldu

Pazartesi, Şubat 13

Miray's Handmades Hediye Çekilişine Buyrun

mirayshandmades.blogspot 'un yazarı sevgili Miray Taşkıran tarafından gerçekleştirilen harika bir çekilişten haberdar oldum :)
Sizleri de bu güzel haberden mahrum etmeyeyim istedim
Hem ben bu çekilişe dahil olayım, hem de sizler...

Resimlerini görmüş olduğunuz bu güzel ahşap kaftanlara sahip olmak için tık tık




Perşembe, Şubat 9

Kalpli Keçe Lavanta Yastığı

Bu lavanta yastığını dün akşam yaptım , minicik , avuç içi kadar
ama nedense bir türlü istediğim fotoğraf karesini yakalayamadım
bu beni biraz strese soktu
şimdilik bunlar müsvette olsun da , yeni fotoğrafları çekince güncellerim




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...