Bu Blogda Ara

Çarşamba, Ocak 30

Sevgililer Gününe Özel Avon Takılar

Sipariş vermek için  ayamayahediyelik@hotmail.com adresimden ulaşabilirsiniz...

Katalog  fiyatı 


Katalog fiyatı 

Katalog fiyatı


                                             Katalog fiyatı


                                          Katalog fiyatı 




                                          Katalog fiyatı 


Sipariş vermek için  ayamayahediyelik@hotmail.com adresimden ulaşabilirsiniz...









Bir Yıldız Daha Kaydı, Ferdi Özbeğen Nur İçinde Uyu

Çocukluğumda, gençlik yıllarımda, ilk aşk sandığımız en duygusal anlarda onun şarkılarını içli içli söyleyip hüzünlenirdik.
Bu şarkıyı dinlerken yine aynı duygusallığı yaşadım.
Ama, bu kez, onun için, kendisi içindi bu duygu yüklü anlar.
Nur içinde uyu Ferdi Özbeğen, güzel insan, Allah rahmet eylesin.






Bir de Dilek Taşı'nı dinlesek ooof ki oooff...



Söz, Nişan Tepsisi


Gümüş tepsiye detaylar ekleyerek söz veya nişan törenlerinde yüzük tepsisi olarak kullanılacak şekilde dekore ettim.

Siparişlere tepsiyle birlikte aynı detaylarla süslenmiş makas hediye olarak gönderilecektir.









Pazartesi, Ocak 28

Parmaksız Eldiven


Daha önce de parmaksız eldiven örmüştüm ama bu sefer tığ ile ve file şeklinde yaptım.
Aslında ördüğüm ip simli ve ışıl ışıl ama fotoğrafta çok belli olmuyor. Akşama kadar PC başında olunca, bu eldivenler sayesinde sıcacık ellerle işime adapte olabiliyorum :)
Yapımı çok kolay ve çabucak bitiyor , görüldüğü üzere bileğinizin ölçüsünde zincir çekerek başlıyorsunuz ve file şeklinde örerek , aralara motif de koyarak örmeyi bitiriyorsunuz .




Bebek Uyuyor Kapı Süsü


Bebekler mışıl mışıl uyurken bir anda kapının zili çalar ve o tatlı bebecik ağlayarak uyanır ya...

Anneler en çok bu durumdan muzdariptir.
Böyle durumlar için en güzel yöntem kapıya uyarıcı bir not bırakmaktır.
Ben de elimdeki malzemelerden bu sevimli kapı süsünü yaptım :)


Yeni bebeği olan bir arkadaşımıza hediye ettim.
Satışa da çıkarmayı ihmal etmedim tabi :)
Pasaj ve emeksensin sitelerinde bulabilirsiniz.




Çarşamba, Ocak 23

Hayırlı Kandiller

Açılan ellerinizle gönüllerinizden geçen dualarınız kabul olsun bu gece.
Hasta olanlara şifa, dertli olanlara deva, borçlu olanlara edalar nasip etsin Rabbim.
Günahlarımızı affetsin.



Tarih: Milâdî 571, Nisan ayının yirmisi. 

Fil Vak’asından elli veya elli beş gece sonra. 
Kamerî aylardan Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi. 
Mekke’de mütevazı bir ev. Günlerden Pazartesi. Vakit, vakitlerin sultanı seher vakti. 
Bu mütevazı evde ve bu eşsiz vakitte muazzam ve eşsiz bir hadise vuku buldu: Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m.), dünyaya gözlerini açtı! 
Bu göz açışla birlikte âlem, sanki birden elem ve mâtemini unutarak sürura garkoldu. Karanlıklar, ânında nurla yırtılıverdi. Kâinat, sevinç ve heyecan için­de adeta, “Doğdu ol saatte Sultan-ı Din Nura garkoldu semâvât-ü zemin” di­ye haykırdı.


Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.

Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.


Kaynak

Teflon Tava ve Tencereleri Çizmeden Temizlemek İçin

Yemek yapmayı severiz , yemeyi daha da çok severiz. Peki ya sonrası ...
Temizlenmeyi bekleyen -özellikle yanmış yağlı- tava ve tencereler , hele bir de teflon ise vay halimize...
Aslında korkulacak birşey yokmuş biliyor musunuz :)
Teflon tava ve tencereleri çizmeden temizleyen sihirli birşey keşfettim.


Bu da ne böyle dediğinizi duyar gibiyim :) Belki de bunu çoktan keşfedip "sen yeni mi duydun" diyenleriniz de olabilir :) Hiç mühim değil, benim gibi bu derdi en kısa yoldan halletmek isteyenler için işte sihirli yöntemimiz.

10-15 tane tülü 10 cm. kadar kare şeklinde kesiyorsunuz ve üst üste koyarak ortasından dikiyorsunuz.
Sonra korkmadan teflon tava ve tencerelerinizi ovarak temizliyorsunuz.
Püf noktası tava ve tencerelerin kuru olması. 
Tabi önceden yıkayıp sadece çıkmamış ve kurumuş kısımları temizlerseniz mükemmel sonuç alacağınıza emin olabilirsiniz.



 



Bu güzelliği keşfetmemi sağlayan Muazzez Teyzenin ellerinden de öpüyorum .

Salı, Ocak 22

El Yapımı Hayalet :)

Çocuklarla beraber hayal gücümüzü arttıracak çalışmalar yapmak eminim hepimizin hoşuna gidiyordur.
Bu sefer öyle enteresan bir şey yapmışlar ki ben bile "pes" dedim, çok da hoşuma gitti ve paylaşmak istedim 














El yapımı hayalet için malzemelerimiz 


Büyük pet şişe
Boş bir sprey şişesi
Nişasta
1 m2 sargı bezi,
1 adet top
40cm'lik iki adet bakır tel

Yapılışı 
Boş pet şişe üzerine yerleştirdiğiniz top, hayaletimizin başının şeklini oluşturacak, bakır telleri şekildeki gibi bükerek yanlardan şişeye bağlıyoruz.

 Bu iskelet üzerine şekildeki gibi sargı bezini yerleştiriyoruz. Ardından, sulandırılmış nişastayı bir sprey içine boşaltıp kariştırıyoruz. İnce bir tabaka halinde bu sargı bezi üzerine uyguluyuruz.

Nişastalı gazlı bezi rüzgarsız ve kuru bir ortamda kurumaya birakıyoruz. 1 saat sonra hayaletimiz hazır




Pazartesi, Ocak 21

Deprem Dede Ahmet Mete Işıkara Nur İçinde Uyu

Her ölüm ani ölümdür, ister bir bebek, ister genç , ister hasta yatağında her an haberini duyacağınız yaşlı bir tanıdık...
Sanki hiç birimiz ölmeyecekmişiz gibi yaşarız , ölüm geldiğinde böyle şaşırıp önce şok olur, sonra üzülür üzülürüz... Yapacağımız en güzel şey ellerimizi açıp ölenin ardından dualarımızı eksik etmemek.

1999 Marmara depremi ile tanıdığımız Deprem Dede lakaplı Ahmet Mete Işıkara aramızdan ayrıldı .
Allah rahmet eylesin , ailesine ve sevenlerine sabırlar versin .
Biz seni çok sevmiştik, çok şeyler öğrenmiştik senden Deprem Dede...

Bu videoyla seni saygı ve rahmetle anıyoruz. Nur içinde uyu.
deprem dede - Dailymotion video



deprem dede ile Napsagki

Çekiliş Haberleri

Alışveriş Fikri'nin güzel bir çekilişi var 
Paylaşmak istedim



Katılmak ve şansınızı denemek isterseniz tık tık 

Zaman Akıp Gidiyor

Bir koşturmaca , bir telaş, zaman nereye akıp gidiyor biliyor muyuz ?
Bildiğimiz tek bir şey var : Hayat çok kısa ...



Bir aydınımız daha vefat etti, Allah rahmet eylesin Toktamış Ateş
Bize öte  dünyayı hatırlatan tek şey aslında bu...
Tanıdıklarımızı kaybedince onların ölümüne mi üzülüyoruz yoksa kendimizin de bir gün öleceğini hatırlamak mı üzüyor bizi?


Pazar, Ocak 20

Yine mi Pazartesi

Yine mi Pazartesi...
Yeniden, dinlenemeden, haftasonunun keyfine varamadan ...
Sabah çalan saatin alarmıyla uyanıp kaldığımız yerden yeni bir hafta başı, yeni bir iş günü...
Oysa, bu güzelim göl kenarında mis gibi bir oksijen havasıyla uyanıp akşama kadar dinlenebilmek vardı ya...
O da olur inşallah.

Çok şükür sağlığımız yerinde, çok sevdiğim bir eşim ve bir kızım var, annem-babam sağ , ne kadar hayıflansam da maaş gününü beklediğim bir işim var.
Ama ne eksik hayatımda ...
Eksik olan değil de , fazla olan bir depresyon mu acaba beni bu hallere sokan ...
Ya sabır , ya sabır, ya sabır , ya sabır ...


Cuma, Ocak 18

Hayat Çok -mu- Kısa ?

Bir çocuğun gözlerindeki bakışlar yıllar da geçse değişmez mi hiç?
Geçen onca zamana, çekilen onca acıya, kimi çok mutlu kimi huzursuz yaşanmışlıklara, gezdiği gördüğü tanıdığı,öğrendiği her şeye rağmen ...
O bakışlar değişmez mi kocaman bir adam olsa da?
Kocaman , herkesçe saygı duyulan, sevilen  bir adam olsa da?
Hayat çok mu kısa , o yüzden mi o bakışlar değişmiyor?



Huzur içinde uyu Mehmet Ali Birand 


Çarşamba, Ocak 16

Çocukların Ev Ödevlerini Kontrol Etmek Gerekir :)

Küçük kız aşağıdaki resim ödevini hazırlar , öğretmen notunu verir ve küçük kız eve gelir 
( BÜYÜYÜNCE ANNEM GİBİ OLMAK İSTİYORUM )










Ertesi gün elinde şu notla okula döner:
Sevgili Bn. Davis,
Küçük kızımın çizdiği  resmin konusunu netleştirmek istiyorum. Ben bir striptiz klubünde sahneye cikmiyorum,  bir nalburiye marketinde çalışıyorum. Kızıma son kar fırtınasından sonraki satışlardan ne kadar çok para kazandığımızı anlattım. Bu resim beni kürek satarken gosteriyor.
Bn. Harrington
İşte bu yüzden çocukların ödevlerini kontrol etmekte fayda var :))
E-mailime gelen bu yaşanmış olayı sizlerle paylaşmak istedim :)
Sevgiler.

Cumartesi, Ocak 12

Haftasonu Hamam Sefası


Hepimiz hayatımızın bir döneminde mutlaka hamam sefası yapmışızdır.
Çoğumuz çocukluğumuzda büyükanneler, komşu teyzeler ve akrabalarla (erkekler için de büyükbabalar ve komşu amcalarla-hatta daha küçükken annelerle "aaa bu artık büyümüş getirme şunu, oramıza buramıza bakmasın" laflarını işitene kadar) mutlaka gitmişizdir.
Peştemallar, takunyalar, hamam tasları...


Belki de çocukken böyle bir fırsatımız olmamış yaşımız ilerledikçe arkadaş/dost tavsiyeleriyle bir şekilde hamam deneyimi yaşamışızdır.
Hatta günümüzde özellikle son yıllarda sosyetenin başlattığı ama aslında eski bir gelenek olan "hamamda kına geceleri" sayesinde gidip görenleriniz de olmuştur.
Hâlâ "ben hiç gitmedim" diyenleriniz var ise, Osmanlı dizileriyle yeniden  gündeme gelmişken, ben de İstanbul'daki hamamlar hakkında kısa bilgileri sizlere aktarmak istedim.
Belki bu haftasonu için değişik bir etkinlik olmuş olur .
Hararetinizi gidermek için buz gibi gazoz içmeyi de ihmal etmeyin :)




Çinili Hamam
1648 yılında Kösem Sultan tarafından yaptırılan Üsküdar'daki Çinili Hamam'ın kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölümü var. Uzun süre harap durumda ve kapalı olan Çinili Hamam, 1964'te özel mülkiyete geçtikten sonra tamir edilmiş ve tekrar hizmet vermeye başlamış. Erkekler kısmında sauna da olan hamamın kadınlara ait kısmı haftanın yedi günü 08.00- 18.00 saatleri arasında hizmet verirken, erkekler için 07.00-22.00 saatleri arasında açık. Çinili Hamam tarihi hamamlar içinde özgün yapısını koruyabilmiş, modernleşme adına tahrip edilmemiş ve gerçekten yıkanıp rahatlamak için gidebileceğiniz bir hamamdır. Adını külliyesinin bir parçası olarak yer aldığı Çinili Camii'nden almaktadır. Tel: 0216 553 15 93 (erkekler bölümü) 0216 334 97 10 (bayanlar bölümü) Web: cinilihamam.sitemynet.com

Üsküdar Eski Hamam (Şifa Hamamı)
15. yüzyıl sonlarında inşa edilen hamam Üsküdar'ın en eski umuma açık yıkanma yeri olduğu için Eski Hamam adıyla anılıyor. Ama asıl ismi Şifa Hamamı. Gelin ve damat hamamı olarak da hizmet veriyor. Erkeklere 06:00-21:00, kadınlara 09:00-17:00 arası hizmet veriyor. Yıkanma 6.5, kese 2.5, masaj 4 YTL. Sibel Can, Zuhal Olcay müdavimleri arasında. Kadın ve erkek bölümleri var. Çay, kahve ve meşrubat bulunuyor. Üsküdar, İstanbul Tel: (0216) 333 27 87

Beylerbeyi Hamamı
Üsküdar'daki Beylerbeyi Camii yanındaki bu hamam, sıra dışı bir çift kubbe tasarımına sahip. Tel: 0216 321 46 83
Yalı Hamamı
İstanbul Maltepe sahilindeki Yalı Hamamı, Feyzullah Efendi Camisi'ne yakın bir konumda bulunuyor. Yalı Hamamı'nın Sadaret Kethüdası Yusuf Ağa tarafından Cağaloğlu'nda bulunan okuluna vakıf olmak üzere 1771-73 yılları arasında yaptırıldığı düşünülüyor. Mimari bir özelliği bulunmayan Yalı Hamamı, küçük ve basit bir yapıya sahip. Kadın bölümü her gün 08.00-19.00, erkek bölümü 06.00- 24.00 saatleri arasında açık. Esra Tüzün ve Suna Dumankaya Yalı Hamamı'na oy veren jüri üyelerimiz.

Ağa Hamamı
I. Ahmet'in Kiler Ağası Malatyalı İsmail ağa tarafından 1610'da yapıldı. Çifte hamam olarak yaptırılan Üsküdar'daki Ağa Hamamı hala bu şekilde çalışıyor. Tel: 0 216 333 38 27

Aziziye Hamamı
Sultan Abdülaziz devrinde yapılmıştır. 1860’lı yıllardan kalma yapının detaylarında, dönemin mimari üslup karakterleri yer yer sezilebiliyor.

Küçükyalı Hamamı
Bağdat Caddesi Üçler Sok. 14 Maltepe / İSTANBUL Tel: (216) 388 68 99

Ateş Sauna
Üsküdar'da hizmet veren ve bünyesinde yüzme havuzu, şok havuzu, sauna, kuaför ve Türk hamamı bulunduran merkez. Selimiye Kışla Cad. No:18 ÜSKÜDAR-İSTANBUL Tel:0216 342 97 51 - 0216 342 02 78


Üsküdar ilçesindeki hamamlar ve yapılış tarihleri
Ağa Hamamı – Cuma Hamamı (1635), Altunizade Hamamı (1867), Ayazma Hamamı (1700), Beylerbeyi Hamamı (1778), Bulgurlu Hamamı – Aziz Hüdai Hamamı (1617), Çinili Hamam (1640), Dağ Hamamı (1862), Doğancılar Hamamı (1523), Eski Hamam – Şifa Hamamı (?), Hacı Paşa Hamamı (1585), Kuleli Hamamı (1862), Küçük Hamam (Kuzguncuk’ta), Küçük Hamam – Kulluk Hamamı (XV.Yüzyıl), Yeşil Direkli Hamam – Valide Sultan Hamamı (1583) Bu hamam şimdi Mimar Sinan Çarşısı olarak kullanılmaktadır. Selmani Pak caddesinin başında bulunan Yimpaş Üsküdar Mağazası da eski bir hamam’dır. Mağazanın Üst katına çıktığınızda geniş bir kubbe olduğunu görebilirsiniz.


  • Çemberlitaş Hamamı: 1584'te III. Murat'ın annesi Nurbanu Sultan tarafından Üsküdar'daki Atik Valide Sultan Külliyesi'ne gelir sağlamak amacıyla yaptırıldı. Mimar Sinan'ın eseri olan hamam, günümüzde çifte hamam olarak hizmet veriyor. Tel: 0 212 520 18 50 Web: www.cemberlitashamami.com.tr
  • Cağaloğlu Hamamı: 1741'de I. Mahmut tarafından Ayasofya Camii'ne gelir getirmesi amacıyla inşa ettirildi. Hamamın planlarını Başmimar Süleyman Ağa yaptı, ancak Abdullah Ağa tarafından bitirildi. Halen çifte hamam olarak hizmet veriyor. Tel: 0 212 522 24 24 Web: www.cagalogluhamami.com.tr
  • Süleymaniye Hamamı: Mimar Sinan'ın "kalfalık eserim" dediği Süleymaniye Camii ve külliyesiyle birlikte 1557'de yapıldı. Beyazıt'taki hamam 2001 yılında turistik amaçlı olarak çalışmaya başladı. Tel: 0 212 520 34 10 Web: www.suleymaniyehamami.com
  • Galatasaray Hamamı: Galatasaray Lisesi'ne temel oluşturan Galata Sarayı Ocağı İçoğlanları Kışla-Mektebi'nin yeniden inşası sırasında 1715'te yaptırıldı. Hamam'a 1965'te kadınlar kısmı eklendi. Tel: 0 212 252 42 42 Web: www.galatasarayhamami.com
  • Sultanahmet Hamamı: 17. yüzyılda inşa edilmiştir. Divanyolu Cad. Doktor Emin Paşa Sok. No 10 Sultanahmet-İSTANBUL / TURKEY Tel: 0 212 513 72 04 Web: www.sultanahmethamami.com
  • Büyük Hamam: 1533'te, hemen yanındaki cami ile beraber Mimar Sinan tarafından yapıldı. Kasımpaşa'daki hamam, günümüzde de çifte hamam olarak kullanılıyor. Tel: 0 212 253 42 29

  • Çarşamba, Ocak 9

    15 Saniyelik Filmi İzleyerek Görme Engellilerin Hayatına Renkleri Katabilirsiniz.




    Bu film her izlendiğinde bir görme engelli çevresindeki renkleri öğrenebileceği özel bir yazılıma ücretsiz kavuşuyor. Jotun Boya'nın desteği sayesinde siz de onlardan birine renkleri armağan edebilirsiniz. Derneğin İstanbul Şube Başkanı Murat Demirok'un da filmde dediği gibi: 'Lütfen bu filmi paylaşın, daha fazla insan duysun, daha fazla insan bu imkandan faydalansın.'" 







    Türkiye'de 700.000 görme engelli var. Film, şu ana kadar 1.663.446 kere izlendi.
    Daha fazla bilgi almak ve yazılımı edinmek için Altı Nokta Körler Derneği İstanbul Şubesi'ni arayabilirsiniz.
    0212 291 91 71





    Mutfağınız İçin Güzel Hediyeler Var

    Kardeşler Nikah Şekeri blogunda çok güzel bir çekiliş haberi duyurmuş.
    Hem katılayım, hem de sizlerle paylaşayım istedim 













    Bu şirin hediyelere sahip olmak isterseniz buraya TIK TIK lütfen

    Pazartesi, Ocak 7

    Karlar Düşer, Düşer Düşer Ağlarım

    Ne zaman kar yağsa aklıma hep aynı şarkı geliyor 
    Akrep Nalan

    Karlar düşer, düşer düşer ağlarım...

    Hatırlayanlar parmak kaldırsın :))

    Yağmur Kesiği / Uğur Yücel

    Lefteri üç gün toprak altında kalmıştı...

    Sırtında kırbaç izleri. Sırtı paramparça. Karnını deşip kemiğe saplanmış lakerda bıçağı.
    Köpekler burunlarını toprağa vermiş, en pes seslerden ağlıyor. Denizkızları bir bir gırtlaklarını kesip kayalara vuruyor diri bedenlerini.
    "Ave Maria" söylüyor koro.
    "Allahümme salli âlâ seyyidina Muhammed," diye bağırıyor kurbanlık koyunlar.
    Karlar örtüyor eflatun şallarını köyün üstüne. 
    Lefteriyi çarmıha gerdiler.
    Ve o hiçbir şey demedi. 
    Rakılar, esrarlar ağladı.
    "Ölüm Allahın emri ayrılık olmasa," dedi kedi imam.
    Helal ettiler haklarını. 
    Lefteri gömüldü.
    Sevgilisi Melina Ratsisin yanına. 
    Sarıldılar.
    Bıçağı söktü aldı karnından Melina. Bir bir yaralarını sevdi okşadı. Gözlerini öptü. Saçlarını koparıp bedenine sürdü. Mezarın diplerine çekti Lefteriyi. Çekildikçe su geldi çekildikçe deniz, indikçe tuz geldi burnuna. Balıklar öptü gözlerini. "Derin nefes al sevgilim," dedi Melina. Son nefesini aldı Lefteri.
    Daldılar derinlere derinlere. Denizkızı Melina sevdasına kavuştu. Denizin bittiği yerlere gittiler, Karya mezarlarına, yüksek manastırlara...
    Onlar çağırmadı bu olup biteni. Bu felaket klavyeleri. Bu yarılmış kar tepelerinden fırlamış ten kokusu.
    Oluk oluk.
    Onlar bağırmadı.


    /_np/0829/18850829.jpg






















    En çok ne zaman yazdınız? Aşıkken mi, acı çekerken mi, parasızken mi, zafer sarhoşuyken mi, ne zaman? 

    - İlk sayfalardaki öyküyü 1974’te yazmıştım. Divanyolu’nda dayımın avukat bürosu vardı. Okula çok yakındı. Daktiloyla yazmıştım. Ama birkaç gün kütüphanede dolaşarak. Sonra kaybettim. 81 yılında bir sürü dosya arasından çıktı. Okuduklarım korkunç gelmişti bana. Ama güzel bir hikâye vardı özünde. 1982’de çok âşık olduğum kıza sükse yapmak için tekrar yazdım. Baktım ki çok değerli buluyor yazdıklarımı, daha çok yazdım. Sonra çocuğumuz oldu aşktan. Ama aşk için yazmak çok uçucu bir his. Aşkla piyano çalar gibi yazar insan.


    Röportajın devamı için  tıklayınız


    İnstagram Hatırası :)





    Pazar, Ocak 6

    2013'ün Moda Saç Rengi Küllü Sarı

     
     

    Epeydir kızıl olarak kullanıp , sonrasında kendi doğal saç rengim olan koyu kumrala biraz daha yaklaşayım diyerek önce kahverengiye sonra açık kahverengiye boyayıp 2,5 ay hiç boyamadan durabilme şerefine erişmiş ve artık boyasız doğal saçlarımla hayatıma devam etmeye niyetlenmişken ...
     
    Burada heyecanla okuduğum haberden sonra ani bir kararla saçlarıma çok sık olmayan aralıklarla gölge yaptırayım, hoşuma giderse sarıya bile boyatırım diye düşünüp kuaförümle konuştum, fiyatta bile anlaştık. Lakin bir türlü fırsat bulup gidemeyerek en sonunda "amaaan kendim de boyarım n'olmuş ki" diye bir hata cümlesiyle beyazlarımı bile kapatamayan çok ünlü bir markanın boyasını kullandığımın ertesi günü soluğu yine kuaförde aldım :(

    Önce rengi açalım dedik, sonra yıpranır diye vazgeçtik, sonra en kötü ihtimalle -yine yıllardır kısacık kullandığım için- 5 aydır zar zor uzattığım "saçlarıma kıyarım, kökü bende nasılsa" düşüncesiyle gölge yapılacak kısımları açma işleminden sonra, kumrala boyayıp doğal bir görünüme kavuşturduğum saçlarımla 1 günümü tamamladım bile. Hatta alıştım ve hatta sevdim de.

    Lakin ; evde saçlarınızı boyamaya karar verdiyseniz

    1- Kesinlikle kutunun üzerindeki renge aldanmayın
    2- Saçınızda boya varsa renk değişikliği yapmayın, yapacaksanız bile koyudan açık renge döndürmeye çalışmayın
    3- İlle de koyudan açığa çevireceğim derseniz bu işi uzmanına bırakın

    Yoksa benim gibi evde bilinçsizce boyayıp  2,5 aydır diplerden çıkan doğal renginiz gayet hoş bir renge kavuşurken, alltaki boyalı saçlar aynen kalır ve tabir caizse köylü güzeli gibi otalıkta dolanmak zorunda kalabilirsiniz.
     
    Neysek i, elleri dert görmesin canım kuaförüm saatlerce uğraşıp saçlarımı yıpratmadan, kırmadan, yakmadan istediğim kıvama getirdi. İşin diğer boyutu , boyamasam ölür müydüm, tartışılır tabi :)) kafama koydum ya , illa yapacağım :)) artık gölgeli olsa da doğal bir görüntüsü olduğu için diplerden kendi rengim çıksa da boyamaya niyetim yok, tek derdim kızıllardan biraz uzaklaşmaktı ama epey maceralı oldu :)

    Cumartesi, Ocak 5

    Mamontenka'nın Çekilişi Var

    Bu gördüğünüz çanta da neler var neler ...


    Sizin olmasını isterseniz Mamontenka'nın çekilişine buyurunuz...


    Çatalla Ponpon Yapalım


    Elinizdeki rengarenk ipleri çatala bir güzel ve uzun uzun doladıktan sonra başka bir ip,kurdele veya aynı yünden kesmiş olduğunuz parça ile ortasından bağlıyoruz.
    Kenarları makasla kesiyoruz ve ponpon kıvamına gelmesi için güzelce kırpıyoruz veeeee ponponlarımız hazır.

    Harika fotoğraflarla ve anlatımıyla kolay ponpon yapmayı öğreten güzel site demetoloji.com'a teşekkürlerimizi sunuyoruz.








    Cuma, Ocak 4

    1 YAŞINDAYIM



    Blogum 1 yaşına bastı :) inanamıyorum, bugün 1 yaşındayım 

    Azmedince gerçekten oluyormuş meğer, hergün yazamasam da, arada ertelesem de ilk postumdan bu yana kocaman bir 365 gün geçmiş.


    Aslında çok daha duygulu, coşkulu bir şekilde sevincimi sizlerle paylaşmayı diliyordum.

    Çalışan bir anne/çalışan bir kadın olunca yoğun bir tempoda araya sıkıştırılmış bir kutlama oldu benim için...

    Bugüne kadar takibe devam eden ve  blog dünyasında beni yalnız bırakmayan 200 blogdaşıma çok çok teşekkür ediyorum...

    Nice yaşlara... Hep birlikte...


    Resim alıntıdır
    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...